“   Cari açık” ekonomiden biraz anlayan herkesin diline pelesenk olmuş bir sözcük grubu. Genelde Tv Programlarındaki konuşmacılardan yada gazetelerde yazan köşe yazarlarından sıkça duymaya alıştığımız bu tanımı ilk ne zaman duyduğumu hatırlayamıyorum. Fakat bu kelimenin anlamını derinlemesine anladığım, hissettiğim, o anlama vakıf olduğum anı çok net hatırlıyorum. Toyota Corolla’nın üretim bandından 82 saniyede bir araç çıktığını okuduğum an işte o andır. Her zaman hayranlıkla karışık bir saygı duyduğum Japonlara ne kadar imrendiğimi anlatamam o satırları okuduğumda. Kişinin ürettiği kadar özgür tükettiği kadar bağımlı olduğu şu dünyada otomobil üretimi gibi komplike bir işi böyle ustalıkla ve çabuklukla yapan iradeye; bu iradeye sahip olan bir millete eskilerin tabiriyle karada ölüm yok ve ben onları öyle çok kıskanıyorum ki anlatamam.

2019 yılında 293 milyar dolar cari fazla veren Alman ekonomisinin hemen arkasından gelen Japon ekonomisi (ki 194 milyar dolar cari  fazla vermiştir 2019 yılında Japon ekonomisi) “cari açık” kavramını irdelemek için bana öyle iştahlı bir ilham verdi ki bu ilham şu an elinizde tutmakta olduğunuz “Fuar Turk” dergisinin fikir babası oldu.

   Her Türk vatandaşı “cari açık” kavramını tafsilatıyla öğrenmeli dedim kendi kendime. “Cari açık”  milletin herbir üyesinin tek tek cari açıklarının konsolide ifadesi dersek öyle sanırım ki yanılmış olmayız. Yani bu “Cari Açığı” biz gece uyurken uzaylılar gelipte yapmıyorlar. Milletin bir ferdi ve üyesi olarak tek tek her birimizin  Üretimden uzak, verimsiz yaşamlarının neticesi “Cari Açık”. Bir başka ifadeyle  ürettiğinden fazla tüketen yurdum insanının kişisel muhasebelerindeki açığın toplamı.

   Bir ağrının yan etkisinin tetiklediği bir başka ağrıdan muzdarip olarak doktora giden insanların tedavi sürecine benzetiyorum kimi olaylara yaklaşımlarımızı. “Cari açık” kavramına bu sebeple doğru yaklaşmak istiyorum. “Cari Açık” şüphesiz ki bir yönüyle bir sonuçtur. Ve tabi ki başka olaylar içinde bir sebeptir aynı zamanda fakat bu başka yazıların konusudur. Biz şimdilik Cari açığın sebebine odaklanalım.

 Varoluş hissi, bu histen doğan yaşam-ölüm kaygısı çok temel düzeyde insanidir. İnsanoğlunun bütün hayatı boyunca yapıp ettikleri, işte bu his ve kaygıların kontrolde tutulması, tatmini, dengeli yaşanması çabasıdır özetle. Üreten insan işte bu kaygıları nötrlemenin çok makbul, insanca bir yolunu bulmuştur. İnsanoğlu -ürettiği mal ve hizmet artık her ne ise- üreterek refaha evrilir. Bu üretimin maddi bir sonucudur fakat üretimin manevi-psikolojik çıktıları ve faydaları öyle kolayca sayılıp anlatılamaz kanaatindeyim.

Yinede bu yönde bir küçük deneme yapacağım. Üreten insan çoğunlukla tabiatta doğal olarak bulunmayan bir şeyin  vücuda gelmesine vesile olur. İnsanın fiziksel-entelektüel emek ve çabasının sindiği her şey bir “ürün” olmuştur (şey kelimesi yazının geri kalanında ürün yada eser anlamında kullanılacaktır buradan sonra)  . Şeyler,  (ki dilimizde “Eşya” kelimesi ile ifade edilen kavram aslında “şey” kelimesinin çoğuludur ve “şeyler” demektir Arapça) , üretimine emek ve çaba harcayan kişi yada kişilerin izlerini taşır. Bu izler aynı zamanda bir tasarımdır. Şeylerin tasarım ve üretim sürecinde harcanan fiziksel entelektüel emek ve çabaya çok kabaca meşguliyet diyoruz. “Mutluluk meşguliyette gizlidir”  veciz ifadesini öyle sanıyorum ki duymayanımız yoktur. Üretim bu yönüyle hem sürecin kendisi hemde neticesi , çıktıları anlamında insanı mutlu kılan; insana yaşamdaki amacını yerine getirdiği hissini veren en insanca faaliyettir. Üreten toplumlar maddi olarak bir yandan refah içinde yaşarken diğer yandan da manevi olarak tatmin olmuş; varlığına bir anlam katmış ürettiği şeylerle bu anlamı elle tutulur gözle görülür hale getirmiş toplumlardır.Üretemeyen toplumun ne olduğunu zaten biliyor yaşıyoruz. Tarif etmeye gerek yok burada hazır yapılmışı var.

    Netice-i kelam ; Cari açığınız toplumsal olarak bu süreci ne kadar başarı ile yaşadığınızın çok ama çok temel bir göstergesi. Cari açığı olan toplumlarda ki ahlaki çöküntü, siyasi ekonomik çalkantılar ve  yaşanan her türlü sıkıntı ve buhranlar  işte bu üretim çabasının noksanlığından ileri geliyor. Daha çok üretimin olduğu, insanların üretimle meşgul olduğu bir Türkiyede yaşamak umuduyla Merhaba diyoruz Fuar Türk ailesi olarak.